
MODEL’in “dağılma” haberi düştüğünde, birçok kişi için mesele sadece bir grubun ara vermesi değildi; sanki şehir biraz daha sessizleşmiş, kalabalıklar biraz daha yalnız kalmıştı. Çünkü MODEL’in şarkıları, tam da o tanıdık boşluk hissine isim koyuyordu: içe dönük ama güçlü, melankolik ama isyankâr… Kısacası bir “yalnızlık senfonisi”.
Aradan geçen yıllarda sahne değişti, dinleme alışkanlıkları değişti, hatta “alternatif” dediğimiz şeyin sınırları bile yeniden çizildi. Ama bazı duygular var ki modası geçmiyor. İşte bu yüzden bugün geriye dönüp baktığımızda şunu fark ediyoruz: MODEL’in dağılması bir son değil, başka bir hikâyenin başlangıcıymış.
Bu hikâyenin en görünür sayfalarından biri, şüphesiz Fatma Turgut’un solo kariyeri. Kendi sesini daha çıplak, daha doğrudan ve daha kişisel bir yerden kurarken; MODEL’den taşıdığı o kendine has duyguyu da kaybetmedi. Aksine, yıllar içinde büyüyen bir sahne tecrübesiyle o melankoliyi daha geniş kitlelere ulaştırdı. Solo başarı, sadece “yeni bir dönem” demek değildi; aynı zamanda MODEL’in ruhunun farklı bir formda yaşamaya devam etmesiydi.
Ve şimdi, yıllardır içimizde biriktirdiğimiz o cümle yeniden kuruluyor: “Bize bir şey olmaz.” Bu cümle, eskiden yarayı saklayan bir inat gibiydi; bugünse iyileşmiş yerlerimize dokunan bir cesaret. “Yalnızlık Senfonisi”nin o iç çekişiyle başlayan yol, “Bize Bir Şey Olmaz” diyebilecek kadar güçlenen bir kalbe bağlanıyor.
Tam da bu yüzden 10 yıl sonra gelen haber heyecanı iki kat: MODEL, sürpriz bir turneyle geri dönüyor. İzmir’de İzmir Arena (15.05.2026 21:00), İstanbul’da Ataköy Marina Arena (16.05.2026 21:00) ve Ankara’da CerModern Açık Hava - Ankara (22.05.2026 21:00) duraklarıyla… “Değmesin Ellerimiz”, “Pembe Mezarlık”, “Dağılmak İstiyorum” ve daha niceleri yeniden aynı gecede, aynı kalabalıkta, aynı boğaz düğümüyle söylenecek.
Bu yazıda, MODEL’in dağılmasından bugüne nelerin değiştiğini, Fatma Turgut’un solo yolculuğunun bu hikâyeye nasıl yeni bir katman eklediğini ve grubun o benzersiz melankolik ruhunun bugün neden hâlâ bu kadar “bizden” olduğunu konuşacağız. Çünkü bazı gruplar dağılmaz; sadece bir süreliğine içimize çekilir. Sonra bir gün, tam ihtiyacımız varken geri döner.




